1 Mayıs 2016 Pazar

Televizyon kanalarından dini anlatan hocalar nasıl para alıyorlar?


Televizyon kanalarından dini anlatan hocalar nasıl para alıyorlar?
Din parayla anlatılmaz, dini anlatmak zaten her Müslüman'ın görevidir.

Gerçekten çok şaşırıyorum, ama her nedense onlar kendi hallerine hiç şaşırmıyorlar. İnsan dini tebliğ ederken nasıl para alır, nasıl eli o paraya uzanır, o parayı nasıl harcar, inanın ben bilmiyorum.
Duyduğuma göre her Ramazan öncesi televizyon yöneticileri rayting garantisi olan hocalarla pazarlık için masaya oturuyormuş. Listenin zirvesinde Hatipoğlu varmış. Ramazan boyunca 1 aylık program için Hatipoğlu 600 bin TL alırken, ikinci sırada 450 TL ile Ahmet Özhan, onu da 400 bin lira ile Mustafa Karataşizliyormuş. Yine duyduğuma göre bazı hocalar para ödenmeden arabasından bile inmiyor, para tıkır tıkır sayılınca programa başlıyormuş.
İşte bu da ahir zamanın özelliklerinden biri. Dini tebliğ etmek her Müslüman’ın görevi değil mi? İnsan Kuran’ı ve Kuran ahlakını nasıl para ile anlatır? Yani “600 bin lira verirseniz anlatırım ama 500 bin liraya anlatmam diyor öyle mi? Peki karşında dini hiç bilmeyen ve buna ihtiyaç duyan insanlar varsa ne olacak? Para vermiyorlarsa onları o şekilde bırakacaksın öyle mi?
Peki Kuran’da ne diyor, “sizden ücret istemeyenlere uyun” demiyor mu? Peygamberimiz dinimizi tebliğ ederken ücret talep etti mi? Peygamberimiz tüm ömrü boyunca hiç durmaksızın tebliğ yaptı. Peygamberimiz bu ihlası karşılığında değil ücret almak, en ufak bir menfaati bile kabul etmemiştir. Çünkü bu ayetlerle yasaklanmıştır. Peygamberimiz tebliğ yapılırken ücret alınmayacağını ayetlerle bildirmiştir. Ayrıca sadece peygamberimiz değil diğer peygamberler de elçiler de dini anlatırken en ufak bir ücret talep etmemiştir:
İşte Allah'ın hidayet verdikleri bunlardır; öyleyse sen de onların bu hidayetlerine uy. De ki: "Ben bunun için sizden bir ücret istemiyorum. O (Kuran), âlemlere bir 'öğüt ve hatırlatmadan' başkası değildir." (Enam Suresi, 90)
De ki: "Ben sizden bir ücret istemişsem, artık o sizin olsun. Benim ecrim (ücretim), yalnızca Allah'a aittir. O, herşeye şahid olandır." (Sebe Suresi, 47)
Peygamberimiz dini anlatırken hiçbir menfaat beklemediğini şöyle bildiriyor:
De ki: "Ben buna karşılık, Rabbine doğru bir yol tutmayı dileyen (insanlar olmanız) dışında sizden bir ücret istemiyorum." (Furkan Suresi, 57)
"Sizden ücret istemeyenlere uyun, onlar hidayet bulmuş kimselerdir." (Yasin Suresi, 21)
Söylediğim gibi dini anlatmak nasıl bir meslek haline dönüştürülebilir inanılır gibi değil. İnsan kuru ekmek yer, yine de böyle bir duruma düşmez. Din yalnızca Allah rızası için anlatılır, ancak samimiyetle, ihlasla anlatılır. O yüzden Allah “sizden ücret istemeyenlere uyun, onlar hidayet bulmuş kimselerdir” diyor ayette. Bu yüzden yaz kış demeden, yaz tatili, haftasonu demeden, gece gündüz demeden ihlasla, samimiyetle, Allah aşkıyla size dinimizi anlatan ve sizden en ufak bir karşılık beklemeyenlere uyun diyorum. Ki onların samimiyetleri sohbetlerine yansır, onların meclisine girenler bambaşka biri olup çıkarlar diyorum…

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme