10 Ekim 2015 Cumartesi

Hayatımızda hiçbir şey tesadüf değil…


Hayatımızda hiçbir şey tesadüf değil…
Kader değişmez. Kadere karşı direnmenin adı aslında şirk; gücün Allah’ın dışında bazı varlıklarda olduğuna inanmaktır.

Doğduğun aile, gittiğin okul, yolda karşılaştığın bir insan, yemekte konuşulan bir söz, çocuğununölümü, başına gelen bir hastalık…
Hayatımızda hiçbir şey ama hiçbir şey tesadüf değil. Her olay, konuşulan her söz, atılan her adım daha biz doğmadan önce Allah tarafından kaderimizde belirlenmiştir. Allah olayları o insanın eğitimi için daha o doğmadan planlamış ve onun hayatına yerleştirmiştir. İnsan vakti geldiğinde ne bir saniye eksik ne bir saniye fazla, o olayı yaşar ve imtihan olur. Kimse kaderindeki tek bir saniyeyi bile değiştirecek güce sahip değildir.
Hiç şüphesiz, Biz her şeyi kader ile yarattık. (Kamer Suresi, 49)
“Karşına çıkan kişiler her kimse, doğru kişilerdir. Bunun anlamı şudur, hayatımızda kimse tesadüfen karşımıza çıkmaz. Karşımıza çıkan, etrafımızda olan herkesin bir nedeni vardır, ya bizi bir yere götürürler ya da bize bir şey öğretirler.”
Andolsun, Biz sizi biraz korku, açlık ve bir parça mallardan, canlardan ve ürünlerden eksiltmekle imtihan edeceğiz. Sabır gösterenleri müjdele. (Bakara Suresi, 155)
 “Yaşanmış olan her ne ise, sadece yaşanabilecek olandır. Hiç bir şey, hem de hiç bir şey yaşadığımız şeyi değiştiremezdi. Yaşadığımızın içindeki en önemsiz saydığımız ayrıntıyı bile değiştiremeyiz. ‘Şöyle yapsaydım, böyle olacaktı’ gibi bir cümle yoktur. Hayır, ne yaşandıysa, yaşanması gereken, yaşanabilecek olandır, dersimizi alalım ve ilerleyelim diye. Her ne kadar iman etmeyenlerin zihni ve egosu bunu kabul etmek istemese de, hayatımızda karşılaştığımız her olay, mükemmeldir.”
” İçinde başlangıç yapılan her an, doğru andır. Her şey doğru anda başlar, ne erken ne geç. Hepsinin zamanını Allah belirler.
 “Bitmiş olan bir şey bitmiştir. Bu kadar basittir. Hayatımızda bir şey sona ererse, bu bizim gelişimimize hizmet eder. Bu yüzden serbest bırakmak, gitmesine izin vermek ve elde etmiş olduğun bu tecrübeyle yola devam etmek gerekir.”
İnsanın ölüm anı da kaderindedir. Allah ölüm meleklerini belli bir vakitle görevlendirmiştir. Vakti geldiğinde melekler hemen o insanın canını alır. Artık o insanın dünyadaki imtihanı bitmiştir, artık dünyaya dönmesi mümkün değildir.
De ki: "Size vekil kılınan ölüm meleği, hayatınıza son verecek, sonra Rabbinize döndürülmüş olacaksınız." (Secde Suresi, 11)
Hayatımızda hiçbir şeyin tesadüf olmadığını bilmek ve samimi bir kalple Allah’a yönelmek insana hayatı boyunca müthiş bir huzur ve güven duygusu indirir. İnsan olaylar karşısında Allah’a tevekkül etmenin, sabretmenin güzelliğini yaşar. İmtihan olduğunu bilir, kaderini yaşadığını bilir. Hayatında karşılaştığı zorluklara sabrettiğinde çok sevap kazanacağını, güzelliklere şükrettiğinde bunun karşılığını alacağını çok iyi bilir.
Hayatta karşılaştığınız binlerce insan bu gerçeklerden habersizdir. Hayatın karmaşası içinde bocalayıp dururlar. Olayları kendi kontrollerinde zannettikleri için sürekli ya kendilerini ya da çevrelerindeki insanları suçlarlar. Oysa kaderin onlar için çizdiği yolda ilerlediklerinin farkında bile değillerdir. Ölene kadar da Allah’ın dilemesi dışında bu gerçeği fark edemeyeceklerdir…
Onlar, dünya hayatından (yalnızca) dışta olanı bilirler. Ahiretten ise gafil olanlardır. (Rum Suresi, 7)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder