24 Nisan 2014 Perşembe

Kuran’da dikkat çekilen bir hayvan: Sivrisinek


Kuran’da dikkat çekilen bir hayvan: Sivrisinek
Küçücük bir hayvan insana ne kadar aciz olduğunu hatırlatıyor.

Her zaman yazılarımda belirttiğim gibi insanların imanının artmasına vesile olduğu için iman hakikatlerini anlatmak gerçekten çok önemli. Küçücük bir canlıda Allah’ın nasıl üstün aklının ve sanatının tecelli ettiğini görmek düşünen insanları çok etkiliyor. Kainat işte böyle milyonlarca delille dolu. İnsanların bu delilleri öğrenmeleri, Allah’ı çok daha iyi tanımaları için gerekli. Çünkü öğrendikçe ve aklettikçe kalpleri Allah’a daha çok yaklaşıyor.
Bugün sizlere Kuran’da adı geçen bir canlıdan,sivrisinekten bahsedeceğim. Bakara Suresi’nin 26. ayetinde sivrisinekten Allah şöyle bahseder:
Şüphesiz Allah, bir (dişi) sivrisineği de, ondan üstün olanı da, (herhangi bir şeyi) örnek vermekten çekinmez. Böylece iman edenler, kuşkusuz bunun Rablerinden gelen bir gerçek olduğunu bilirler; inkâr edenler ise, ‘Allah, bu örnekle neyi amaçlamış?’ derler. (Oysa Allah,) Bununla birçoğunu saptırır, birçoğunu da hidayete erdirir. Ancak O, fasıklardan başkasını saptırmaz. (Bakara Suresi, 26)
Sıradan bir canlı gibi görülen sivrisineklerin aslında küçücük bir kurttan birçok değişim geçirerek bir sivrisineğe dönüşmesi çok büyük mucize. Bugün sizlere birçok özelliklerle yaratılan bu küçücük sineğin kanemme tekniğinden bahsedeceğim.
Sivrisineğin “kan emme” tekniği ise akıllara durgunluk verecek kadar detaylı yapıların birlikte işlemesiyle oluşan kompleks bir sisteme bağlıdır.
Hedef üzerine konan sivrisinek, hortumundaki dudakçıklar aracılığıyla önce bir nokta seçer. Sivrisineğin bir şırıngaya benzeyen iğnesi özel bir kılıfla korunmuştur. Kan emme işlemi sırasında işte bu kılıf iğneden sıyrılır.
Deri, sanıldığı gibi iğnenin basınçla deriye batırılması yöntemiyle delinmez. Buradaki asıl görev, bıçak keskinliğindeki üst çene ve üzerinde geriye doğru eğimli dişlerin bulunduğu alt çeneye düşmektedir. Alt çene testere gibi ileri-geri hareket eder ve deri üst çenenin yardımıyla adeta kesilir. Açılan yarıktan içeri sokulan iğne kan damarına ulaşınca delme işlemine son verilir. Sivrisinek artık kan emmeye başlayacaktır.
Ancak bilindiği gibi insan vücudu, damarlardaki en ufak bir zedelenme karşısında kanı anında pıhtılaştırarak, o bölgedeki kan akışını durduran bir enzime sahiptir. Aslında bu enzimin sivrisinek için büyük bir problem oluşturması gerekmektedir. Çünkü sineğin açtığı deliğe de vücut anında tepki gösterecek, o noktadaki kan hemen pıhtılaşmaya başlayacak ve yara onarılacaktır. Tabii ki bu da sivrisineğin hiç kan emememesi demektir.
Ama sivrisinek için bu sorun tamamen ortadan kaldırılmıştır. Sivrisinek kan emmeye başlamadan önce, vücudunda salgıladığı özel bir sıvıyı soktuğu canlının damarında açtığı deliğin içine bırakmaktadır. Bu sıvı, kandaki pıhtılaşmayı sağlayan enzimi etkisiz hale getirir. Böylece, pıhtılaşma sorunu olmadan, sivrisinek besinine ulaşabilir. Sivrisineğin soktuğu yerde oluşan kaşıntı ve şişmeye neden olan da işte bu pıhtılaşmayı engelleyici sıvıdır.
Bu, kuşkusuz olağanüstü bir işlemdir ve karşımıza şu soruları çıkarır:
1)Sivrisinek, insan vücudunda bu tür bir pıhtılaştırıcı enzim olduğunu nereden bilmektedir?
2) Bu enzime karşı kendi vücudunda bir salgı geliştirmesi için, enzimin içeriğini (kimyasını) bilmek zorundadır. Bu nasıl olabilir?
3) Böyle bir bilgiye ulaşsa(!) bile, nasıl olup da kendi vücudunda böyle bir salgı üretip, bunu iğnesine aktaracak “teknik donanım”ı oluşturabilir?
Aslında bütün bu soruların cevabı basittir: Sivrisinek bunların hiçbirini başaramaz. Ne bunun için gerekli akla, ne kimya bilgisine, ne de salgıyı üretecek “laboratuvar” donanımına sahiptir. Bahsettiğimiz varlık, bir kaç milimetre büyüklüğünde akılsız ve bilinçsiz bir sinektir, o kadar!…
Onu böyle inanılmaz, olağanüstü ve hayranlık verici bir sisteme sahip kılan ise, insanı da sivrisineği de yaratan,”göklerin, yerin ve her ikisi arasındakilerin Rabbi olan” Allah’tır.
Yarın sivrisineğin yumurtadan çıkıp bir sivrisineğe dönüşme macerasını sizlerle paylaşacağım.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme