26 Nisan 2014 Cumartesi

Sebe halkı nasıl helak edildi -1


Sebe halkı nasıl helak edildi -1
Allah kullarına karşı zulmedici değildir, ancak onlar başkaldırıp yüz çevirdiler.

Daha önce sizlere Ad kavminin ve Semud kavminin nasıl helak edildiğini anlatmıştım. Kuran “Allah insanları günahları nedeniyle helak eder mi” sorusunun cevabını ayetlerle bize bildirir.  Kuşkusuz Allah tüm kullarına karşı çok şefkatlidir. Onlara elçiler gönderir, günahlarından dolayı onları uyarır ve onlara süre tanıdıkça tanır. Ama bir kavim azgınlıkta diretirse, putlara tapmayı sürdürürse, kendilerine yollanan elçileri öldürmeye yeltenirse, arsızca sapkınlığa devam ederse, işte o zaman Allah’ın gazabını üzerine çeker. Allah da o kavmi bir anda yeryüzünden siler. Öyle ki o kavim sanki orada hiç yaşamamış gibi olur. Ondan geriye tek bir iz bile kalmadan silinip helak edilir…
Görmüyorlar mı, kendilerinden önce nice nesilleri helak ettik? Onlar, bir daha kendilerine dönmemektedirler. (Yasin Suresi, 31)
Kuran insanların öğüt alması için helak edilen kavimlerden işte böyle örnekler verir. Bu kavimlerden bir tanesi de Sebe Melikesinin kavmidir. Biraz Sebe halkının tarihine değinirsek, Sebe Halkı, Ad Kavmi bölümünde bahsettiğim, Güney Arabistan'da yaşamış olan dört büyük uygarlıktan birisidir. Bu kavmin kuruluş tarihi hakkındaki tahminler MÖ 1000-750 seneleri arasında değişir, yıkılışı da MS 550'li yıllarda İranlıların ve Müslüman Arapların iki yüzyıl süren saldırılarıyla olmuştur.
Sebe Devleti'nin kuruluş tarihi anlaşmazlık konusudur. Sebe Kavmi, devlet tutanaklarını MÖ 600'lü yıllarda işlemeye başlamıştı. Bu sebeple Sebelilerin bu tarihten öncesine ait kayıtları bulunmamaktadır.
Sebe Kavmi'nden bahsedilen en eski kaynaklar, Asur kralı II. Sargon'un zamanından kalma savaş yıllıklarıdır. (MÖ 722-705) Sargon, bu yazıtlarda kendisine vergi ödeyen devletlerden söz ederken Sebe Kralı Yis'i-amara'dan bahsetmektedir. Bu kayıt, Sebe Devleti hakkında bilgi veren en eski yazılı kaynaktır. Ancak sadece bu kaynağa dayanarak Sebe Devleti'nin MÖ 700 yılında kurulduğunu söylemek doğru olmayacaktır; zira Sebe Devleti'nin yazılı kaynaklara geçirilmeden uzun bir ömür sürmüş olması oldukça kuvvetli bir ihtimaldir. Yani Sebe Devleti'nin tarihi, bilinenden çok daha eskilere dayanıyor olabilir.
Nitekim Ur Krallığı'nın son hükümdarlarından Arad-Nannar'ın kitabelerinde "Sebeliler memleketi" anlamına geldiği düşünülen "Sabum" kelimesi yer almaktadır.39 Eğer bu kelimenin gerçek anlamı buysa, bu, Sebe Devleti'nin tarihinin MÖ 2500'lü yıllara kadar uzandığını gösterir.
Tarihi kaynaklarda Sebe Kavmi Fenikeliler gibi yoğun ticari faaliyetlerde bulunan bir devlet olarak geçmektedir. Buna göre Kuzey Arabistan ticaret yollarının bir kısmı, bu kavmin elindeydi. Sebeli tüccarların, Kuzey Arabistan yoluyla Akdeniz'e ve Gazze'ye mal götürebilmeleri için bütün o bölgelerin yeni hakimi olan II. Sargon'dan izin almaları veya ona vergi vermeleri gerekiyordu. Bunların Asur Krallığı'na vergi vermeye başlamalarıyla beraber isimleri de bu devletin yıllıklarına işlenmeye başladı.
Sebeliler, tarihte medeni bir kavim olarak bilinmişlerdir. Sebe hükümdarlarının yazıtlarında "onarma", "vakfetme", "inşa etme" gibi kelimeler ağırlıktadır. Bu kavmin en önemli eserlerinden olan Marib Barajı da, ulaştıkları teknolojik seviyenin önemli göstergelerindendir.
Sebe Devleti, bölgenin en güçlü ordularından birisine sahipti. Ordusu sayesinde yayılmacı bir politika izleyebiliyordu. Eski Kataban Devleti topraklarını ele geçirmişti. Afrika kıtasında birçok toprağa sahipti. MÖ 24 yılında başkenti Marib'e sefer yapan dönemin tartışmasız en güçlü devleti olan Roma İmparatorluğu'nun Mısır valisi Marcus Aelius Gallus yönetimindeki bir ordusunu ağır bir yenilgiye uğratmıştı. Sebe, ılımlı bir politika izleyen, ancak gerektiğinde şiddet kullanmaktan da çekinmeyen güçlü bir devlet tablosu çiziyordu. Gelişmiş kültürü ve ordusuyla Sebe Devleti, tam anlamıyla zamanında o bölgenin bir "süper gücü" idi.
Sebe Devleti'nin bu dikkat çekici derecede güçlü ordusundan Kuran'da da bahsedilmektedir. Sebe ordusunun komutanlarının Kuran'da aktarılan bir ifadesi, bu ordunun kendisine ne kadar güvendiğini göstermektedir. Komutanlar, Sebe'nin kadın yöneticisine (Melikesi'ne) şöyle derler:
... Biz kuvvet sahibiyiz ve zorlu savaşçılarız. İş konusunda karar senindir, artık sen bak, neyi emredersen (biz uygularız). (Neml Suresi, 33)
Sebe halkının nasıl helak edildiğine yazımın ikinci bölümünde değineceğim.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme