24 Nisan 2014 Perşembe

Türkiye’nin selameti için Gülen ve Erdoğan el ele versin!


Türkiye’nin selameti için Gülen ve Erdoğan el ele versin!
Dünya bu haldeyken Müslümanlara birbirlerine düşmek yakışmaz.

Türkiye’nin gerçekten çok büyük bir hedefi var. Bu hedef sadece kendini kurtarmak değil zulüm altındaki tüm Müslüman ülkeleri kurtarmak, bir lider olarak bu dünyaya yön vermektir. Necmettin Erbakan hocamızın yetiştirdiği Tayyip Erdoğan yıllardır Türk İslam Birliği ülküsü ile çalışıp çabalıyor ve Türk halkı da hükümete şahs-ı manevisinden dolayı, bu şerefli ülküsünden dolayı oy veriyor.  Bu ülkenin milyonlarca vatandaşı artık hiçbir şekilde batı dünyasının güdümüne girmek istemiyor, onların ağır gölgesini üzerinde hissetmek istemiyor.
Fethullah Gülen de dünyanın dört bir yanında okullar açarak öğrencilere İslam’ı öğretiyor, Türkçe öğretiyor. İki taraf da samimi Müslüman, iki taraf da Türkiye’nin Müslüman evladı. İki tarafın da hedefi güçlü Türkiye, tüm İslam âlemini birleştirecek lider Türkiye.  Bu yüzden Tayyip Erdoğan ile Fethullah Gülen’in birbiriyle çatışması bu ülkenin faydasına değil, tam tersine çok büyük zararınadır. Fethullah Gülen cemaati yıkılsa, mahvolsa bu Erdoğan’a ve hükümete fayda getirmez. Yine AKP yıkılsa, Erdoğan yok olsa bu da Gülen cemaatine bir fayda getirmez. Bu iki Müslüman’ın taraftarlarının çatışması ve birbirlerine savaş ilan etmeleri hem kendileri için çok büyük kayıptır, hem de Türkiye’nin istikrarına darbe vurmaktır. Bu yüzden bu çekişmeye bir an önce son vermeleri, dostça, kardeşçe birbirlerine sarılıp destek olmaları gerekir.
Müslümanlıkta affetmek, hoş görmek, bağışlamak esastır. Bu yüzden bir Müslüman olarak hem Tayyip Erdoğan’a hem de Fethullah Gülen’e sesleniyorum. Bakın tüm dünyada Müslümanları kırıp geçiriyorlar. Bir de siz birbirinize düşerseniz o zaman bu insanların hali ne olur? Onları kim koruyup kollar, onlara kim sahip çıkar? Sizler birlik olmazsanız, birbirinize destek olmazsanız o zaman Allah’ın hükmüne karşı çıkıyor olmaz mısınız:
İnkar edenler birbirlerinin velileridir. Eğer siz bunu yapmazsanız (birbirinize yardım etmez ve dost olmazsanız) yeryüzünde bir fitne ve büyük bir bozgunculuk (fesat) olur. (Enfal Suresi, 73)
Şu anda Türkiye’yi çok büyük bir fitnenin içine sürüklemeye çalışıyorlar. Müslümanların birbirine düşmesini, kapışıp çekişmesini büyük bir keyifle seyredenler var. Oysa bunlar da Kuran’a göre çok yanlış bir tavır içindeler. Çünkü Allah müminlerin arası bozulduğunda diğer müminlere aralarını düzeltmeyi emrediyor. Yine müminler herhangi bir konuda çatıştıklarında Allah hemen alttan almayı ve uzlaşmayı emrediyor. İslam’da mümin kardeşine küsmek, darılmak haramdır. Allah küsmenin bile haram olduğunu söylerken bir Müslüman’ın kardeşinin kuyusunu kazması, onun kötülüğünü istemesi Kuran’a göre mümkün değildir.
Fethullah Gülen ve Tayyip Erdoğan’a peygamberimizin affetme ile ilgili hadislerini hatırlatmak istiyorum:
Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) ashabına: “Ey Ashabım! Nafile oruç tutmaktan ve sadaka vermekten ve namaz kılmaktan daha faziletli bir amelî size söyleyeyim mi?” buyurduklarında Ashab: “Evet ey Allah’ın Resulü” dediler. Peygamber şöyle buyurdu: “Aralarında düşmanlık olan iki müminin arasını bulmaktır. O müminlerin arasını açmak dini traş etmektir.” (Tergib ve Terhib, c.5/379-2)
”Birbirinize buğz etmeyiniz. Birbirinize haset etmeyiniz. Birbirinize sırt çevirmeyiniz. Birbirinizle alakayı kesmeyiniz. Ey Allah’ın kulları kardeş olunuz. Bir Müslümanın kardeşini 3 günden fazla terketmesi haramdır. (Buhari- Müslim- Riyaz üs-salihin sayfa-930)
”Bir müslümana din kardeşini 3 gün 3 geceden fazla terketmesi haramdır. Bu dargınlıkta karşılaştığında ilk defa selam verip barışan en hayırlı olandır. (Buhari, Müslim-Riyaz üs- Salihin-sayfa-946)
Ameller, pazartesi ve perşembe günleri Allah’ü Teâlâ’ya arz olunur. ”Allah (cc) kendine şirk koşmayan herkesi bağışlar. Ancak kendisi ile din kardeşi arasında dargınlık olan kimseyi barışmadıkça bağışlamaz. (Müslim- Riyaz üs-Salihin- sayfa -946)
“Birbirlerini sevmekte, birbirlerine acımakta ve birbirlerine şefkat hususunda mü’minler âdeta tek bir beden gibidirler. Ondan bir uzuv şikayet ederse, uykusuzluk ve ateşle vücudun diğer uzuvları da ona iştirak ederler. (Buharî, Salât, 88; Müslim, Birr, 65.)
“Mü’minin mü’mine bağlılığı, parçaları birbirine bağlayan bir tek bina gibidir.” (Müslim, Birr, 18.)
Şimdi samimi Müslümanlara düşen Türkiye’nin tam ortasına düşen bu ateşi söndürmektir. Ataşe körükle gitmek, ateşi bile bile yükseltmek, o ateşi körükleyenleri de, ateşin çevresindekileri de yakar. Burada yapılacak en güzel hareket Erdoğan’ın da, Gülen’in de Türkiye’nin selameti için geri adım atmasıdır. Hangisi bağışlayarak ve affederek diğerine sarılırsa, o kuşkusuz peygamberimizin söylediği gibi daha çok sevap kazanacaktır…

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme