24 Nisan 2014 Perşembe

Lut kavmi nasıl helak edildi…


Lut kavmi nasıl helak edildi…
Lut kavmi üzerlerine yağdırılan taşlarla helak edildi...

İnsanların en çok sorduğu ve merak ettiği konulardan biri de bu. Allah bir kavmi helak eder mi, onlara gökten ve yerden azap gönderir mi? Azap geldiği zaman kavmin içinde yaşayan samimi insanlara ne olur? Bütün bu soruların cevabının Kuran’da verildiğini görüyoruz.
Doğrusu, önce gelen Ad (halkın)ı O yıkıma uğrattı.
Semud'u da. Böylelikle (o halklardan kimseyi) bırakmadı.
Daha önce Nuh kavmini de. Çünkü onlar, daha zalim ve daha azgındılar.
Altı üstüne gelen (Lut kavminin) şehirlerini de O yerin dibine geçirdi. (Necm Suresi, 50-53)
Allah Kuran’da tüm kavimlere bir uyarıcı gönderdiğinden ve bu uyarıcının onları hak dine davet ettiğinden bahseder. Fakat Kuran’da bahsedilen Ad, Semud, Lut, Nuh, Ress ve Eyke kavimleri azgınlıkta direnen, elçileri öldüren, sapkınlıkta sınır tanımayan kavimlerden olmuşlardır. Bunun üzerine de Allah’ın azabını üzerlerine çekmişlerdir:
Lut kavmi de uyarıları yalanladı. Biz de onların üzerine taş yağdıran bir kasırga gönderdik.Yalnız Lut ailesini (bu azabtan ayrı tuttuk;) onları seher vakti kurtardık; Tarafımızdan bir nimet olarak. İşte Biz, şükredenleri böyle ödüllendiririz. Oysa andolsun zorlu yakalamamıza karşı onları uyarmıştı. Fakat onlar bu uyarıları kuşkuyla karşılayıp-yalanlamakta direttiler. (Kamer Suresi, 33-36)
Lut kavminin nasıl helak edildiğinin detaylarına değinirsek, bildiğiniz gibi Lut peygamber, İbrahim peygamberle aynı dönemde yaşamıştır. Hz. Lut, Hz. İbrahim'e komşu kavimlerden birine elçi olarak gönderilmişti. Bu kavim, Kuran'da belirtildiğine göre, o güne kadar dünya üzerinde görülmemiş bir sapıklığı, eşcinselliği uyguluyordu. Hz. Lut, onlara bu sapıklıktan vazgeçmelerini söylediğinde ve onlara Allah'ın ilahi tebliğini getirdiğinde onu yalanladılar, peygamberliğini inkar ettiler ve sapıklıklarına devam ettiler. Bunun sonucunda da kavim, korkunç bir felaketle helak edildi.
Hz. Lut'un yaşadığı bu şehrin, Eski Ahit'te geçen ismi Sodom'dur. Kızıldeniz'in kuzeyinde kurulmuş olan bu kavmin aynı Kuran'da yazılanlara uygun bir şekilde helak edildiği anlaşılmıştır. Yapılan arkeolojik çalışmalardan anlaşıldığına göre şehir, İsrail-Ürdün sınırı boyunca uzanan Tuz Gölü'nün (Ölü Deniz) yakınlarında bulunmaktadır. 
Bu helak olayının izlerini incelemeden önce, Lut Kavmi'nin neden bu cezaya çarptırıldığına bakalım. Kuran'da, Hz. Lut'un kavmine yaptığı uyarı ve onların cevabı şöyle anlatılır:
Lut (kavmi) de, gönderilen (elçi)leri yalanladı. Hani onlara kardeşleri Lut: "Sakınmaz mısınız?" demişti. "Gerçek şu ki, ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim. Allah'tan korkup-sakının ve bana itaat edin. Buna karşılık ben sizden bir ücret istemiyorum; ücretim yalnızca alemlerin Rabbine aittir. Siz insanlardan (cinsel arzuyla) erkeklere mi gidiyorsunuz? Rabbinizin sizler için yaratmış bulunduğu eşlerinizi bırakıyorsunuz. Hayır, siz sınırı çiğneyen bir kavimsiniz." Dediler ki: "Ey Lut, eğer (bu söylediklerine) bir son vermeyecek olursan, gerçekten (burdan) sürülüp çıkarılanlardan olacaksın." Dedi ki: "Gerçekten ben, sizin bu yaptığınıza öfke ile karşı olanlardanım." (Şuara Suresi, 160-168)
Hz. Lut, kavmini apaçık bir doğruya çağırıyor ve anlaşılır bir şekilde uyarıyordu. Ancak kavim hiçbir uyarıyı dinlemiyor ve Hz. Lut'u inkar etmeye ve onun haber vermekte olduğu azabı yalanlamaya devam ediyordu:
Lut da; hani kavmine demişti: "Siz gerçekten, sizden önce alemlerden hiç kimsenin yapmadığı 'çirkin bir utanmazlığı' yapıyorsunuz. Siz, (yine de) erkeklere yaklaşacak, yol kesecek ve bir araya gelişlerinizde çirkinlikler yapacak mısınız?" Bunun üzerine kavminin cevabı yalnızca: "Eğer doğru söylüyor isen, bize Allah'ın azabını getir" demek oldu. (Ankebut Suresi, 28-29)
Hz. Lut’un kavmini defalarca uyarmasına rağmen onlar sapkınlıkta direttiler. Bunun üzerinde Hz. Lut’a gönderilen elçiler azabın sabah vakti gerçekleşeceğini Hz. Lut’a şöyle bildirdiler:
Elçiler) Dediler ki: "Ey Lut, biz Rabbinin elçileriyiz. Onlar sana kesin olarak ulaşamazlar. Gecenin bir parçasında ailenle birlikte yürü (yola çık). Sakın, hiçbiriniz dönüp arkasına bakmasın; fakat senin karın başka. Çünkü onlara isabet edecek olan, ona da isabet edecektir. Onlara va'dolunan (azab) sabah vaktidir. Sabah da yakın değil mi?" (Hud Suresi, 81)
Sabah vakti Hz. Lut hiç arkasına bakmadan kavminden uzaklaşırken Allah da o azgın insanların üzerine taşlar yağdırdı, Hz. Lut’un karısı da geride kalanlardan oldu…
Derken, tan yerinin ağarma vaktine girdiklerinde onları (o korkunç ve dayanılmaz) çığlık yakalayıverdi. Anında (yurtlarının) üstünü altına çevirdik ve üzerlerine balçıktan pişirilmiş taş yağdırdık. Elbette bunda 'derin bir kavrayışa sahip olanlar' için gerçekten ayetler vardır. O (şehir de) gerçekten bir yol üstünde (hâlâ) durmaktadır. (Hicr Suresi, 73-76)
Böylece emrimiz geldiği zaman, üstünü altına çevirdik ve üzerlerine balçıktan pişirilmiş, istif edilmiş taşlar yağdırdık; Rabbinin katında 'belli bir biçime sokulmuş, damgalanmış' olarak. Bunlar zalimlerden uzak değildir. (Hud Suresi, 82-83)
Sonra geride kalanları yerle bir ettik. Ve üzerlerine bir yağmur yağdırdık; uyarılıp-korkutulanların yağmuru ne kötü. Gerçekten, bunda bir ayet vardır, ama onların çoğu iman etmiş değildirler. Ve şüphesiz, senin Rabbin, güçlü ve üstün olandır esirgeyendir. (Şuara Suresi, 172-173)
Evet, Lut kavminin üzerine yağan taşların kime isabet edeceği belliydi. Kimin yerin dibine geçirileceği ve kimin kurtarılacağı belliydi. Ne var ki o koskoca kavmin içinden iman eden bir avuç insandan başkası olmamıştı…
Bunun üzerine biz, karısı dışında onu ve ailesini kurtardık; o (karısı) ise (helake uğrayanlar arasında) geride kalanlardandı. Ve onların üzerine bir (azab) sağanağı yağdırdık. Suçlu-günahkârların uğradıkları sona bir bak işte. (Araf Suresi, 83-84)
Yarın Lut kavimin nasıl helak edildiğinin detaylarına değineceğim.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme