26 Nisan 2014 Cumartesi

Peygamberimizin mucizelerini anlatalım, saklamayalım -1

Peygamberimizin mucizelerini anlatalım, saklamayalım -1
Peygamberimiz (sav) söylüyor, İslam Birliği’nin tek adresi İmam Muhammed Mehdi’dir.

Ahir zamanda peygamberimizin arka arkaya birçok mucizesi gerçekleşti ama her ne hikmetse kimse peygamberimizin hadislerinin gerçekleştiğinden bahsetmiyor. Peygamberimiz’in gerçekleşen mucizelerini gizlemek bir müslüman için ne büyük cesaret? Bunu yapan kişi farkına varmadan Deccale hizmet eder. İşte bu dönemde samimiyetliler ve samimiyetsizler böyle ayrılıyor. Televizyona çıkıp saatlerce hurafe anlatıyorlar ama peygamberimizin gerçekleşen hadislerinden asla bahsetmiyorlar.
Peygamberimizin mucizelerini, bilerek, sırf hasedden gizliyorlar. İstediğiniz kadar gizleyin, ben anlatacağım, hatta bu konuda yazı dizisi yapacağım. Samimi Müslümanlar mutlaka peygamberimizin mucizelerini birbirlerine anlatsınlar. Bugün peygamberimizin ahir zaman alametleriyle ilgili bildirdiği hadislerden bahsedeceğim:
Ahir zaman, kıyamet öncesinde dünya üzerinde yaşanacak olan bir dönemdir. Peygamberimiz'in, ahir zamanda gerçekleşecek olan olaylarla ilgili de pek çok haberi bize ulaşmıştır. Bu olayların, içinde bulunduğumuz dönemde birer birer gerçekleşiyor olması Peygamberimiz'in mucizelerinden biridir. Hz. Muhammed kendi yaşadığı dönemden 1400 yıl sonrasında meydana gelecek olayları, sanki o dönemi izlemiş gibi detaylı olarak anlatmıştır. Peygamberimiz'in gerçekleşeceğini bildirdiği ahir zaman alametlerinden bazıları aşağıda özet halinde açıklanmıştır.
İran-Irak Savaşı:
Ahir zamanda meydana gelecek önemli bir savaş hadiste şöyle haber verilir:
Şevval ayında ayaklanma Zilkade'de harb konuşmaları, Zilhicce'de ise harb vaki olacak.
Hadiste belirtilen Şevval, Zilkade ve Zilhicce ayları İran-Irak Savaşı'nın gelişim aşamalarıyla aynı tarihlere denk gelmektedir:
Şevval ayında ayaklanma...
İran Şahı'na karşı olan ilk ayaklanma bilindiği gibi hadiste belirtilen 5 Şevval 1398 (8 Eylül 1976)'de olmuştur.
Zilkade'de harp konuşmaları ve Zilhicce'de ise harp vaki olacak...
Hicri 1400 Zilhicce (1980 Ekim) ayında İran-Irak arasındaki savaş tam anlamıyla başlamıştı. 
Bir başka hadiste de bu savaşın ayrıntıları şöyle tarif edilir:
Faris yönünden gelecek olan bir kavimdir ki, şöyle diyecekler: "Ey Araplar! Siz fazla taassuba kaçtınız! Siz bunlara gereği gibi hak tanımazsanız, sizinle hiç kimse birlik kurmayacaktır... Bir gün, onlara ve bir gün de sizlere verilsin, ve karşılıklı sözler tutulsun..." Onlar Mutıka çıkacaklar, Müslümanlar oradan aşağı yazıya inecekler... Müşrikler öbür yandaki (Rakabe) denilen bir simsiyah olan nehrin kenarında duracaklar... Aralarında savaş olacak: Her iki ordudan, Allah, zaferi kaldıracak… (Kıyamet Alametleri, s. 179)
- Faris yönünden gelecek olan : İran tarafından gelecek olan
- Faris : İran - İranlı
- Yazıya inecekler : Ovaya inecekler (Irak Ovası)
- Mutık : Yöredeki bir dağın adı
- Rakabe : Petrol kuyularının çok olduğu bölgedir.
"Ey Araplar! Siz fazla taassuba kaçtınız! Siz bunlara gereği gibi hak tanımazsanız, sizinle hiç kimse birlik kurmayacaktır…"
Hadisin bu bölümünde iki taraf arasında, ırkçılıktan kaynaklanan bir anlaşmazlığın olacağına dikkat çekiliyor olabilir. Bu anlaşmazlık sebebiyle, "Yazı"ya (yani Irak Ovası'na) inileceği ve savaşın başlayacağı anlaşılmaktadır.
Allah, her iki ordudan zaferi kaldıracak...
Bu hadisin de işaret ettiği gibi, İran-Irak Savaşı 8 yıl sürmüş ve binlerce kayıp verilmesine rağmen bir netice alınamamıştır. İki taraf da kesin bir üstünlük sağlayamamıştır.
Yazıma ikinci bölümde devam edeceğim.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme