22 Nisan 2014 Salı

Masmavi gezegenimizdeki muhteşem dengeler – 1


Masmavi gezegenimizdeki muhteşem dengeler – 1
Bugün sizlerle kainattaki milyarlarca insanın içinde yaşadığı masmavi gezegenimizdeki muhteşem dengelerden bahsetmek istiyorum. Aslında bu hayret verici dengeler her zaman gözümüzün önünde, ancak insanlar fazla düşünme gereği duymuyorlar. Düşünmüyorlar çünkü; tüm evrendeki muazzam dengelerin, canlı cansız her varlığın tam bizim yaşamamıza uygun hareket etmesinin doğal olduğu zannına kapılıyorlar.
Ancak bu düşünce tarzı (herşeyi ülfetle karşılamak) çocukluğumuzdan beri aldığımız tamamen yanlış telkinlerin sonucu olan bir yanılgıdır. Küçüklüğümüzden itibarendünyamızdaki dengeler, mevsimlerin nasıl oluştuğu, dünyanın eğimi gibi konular hakkında yüzeysel bilgiler ediniriz. Ancak bu gerçeklerin canlıların dünyada yaşaması için kaçınılmaz olduğunu bilmeyiz. Bunlar olmadığı takdirde de dünya üzerinde canlılığın olamayacağı yönünde bilgi sahibi olmayız. Halbuki canlılığın devamı o kadar hassas dengelere ve birbiriyle organize çalışan harika sistemlere bağlıdır ki bu dengelerdeki en ufak bir bozulma veya değişim canlılığın sonu anlamına gelir.
Canlılığın devamı için gerekli olan dengeleri ve sistemleri yap bozlara benzetebiliriz. Birçoğumuz çocukların oynadığı yap boz oyununu bilir. Yap bozdaki bir resmin tümünü görmenizin iki şartı vardır: Bütün parçaları kullanmak ve parçaların her birinin doğru yere konması. Tek bir parçadaki eksiklik ya da hatalı kullanım halinde başarılı olamazsınız. İşte dünyamızın yaşanabilir olma özelliği de yap-boz oyunlarına benzer. Tüm parçaların tam anlamıyla yerli yerinde olması şarttır. Bunun içinde üstün bir akıl sahibinin olması gerektiği açıktır.  Dünyanın tesadüfen yaşanabilir şartlara ulaşması imkansızdır. Tıpkı bir avuç yap-boz parçasını havaya attığınızda yerde ünlü bir ressamın mükemmel bir resminin oluşmasının imkansız olduğu gibi.
Üzerinde yaşadığımız gezegenin özellikleri hakkında biraz düşünen her insanın varacağı tek bir sonuç var: Doğadaki tüm canlılar gibi üzerinde yaşadığımız dünya da özel olarak tasarlanmıştır. Çünkü gezegenimizde yaşam için gerekli tüm koşullar son derece hassas bir planlama sonucu bir araya getirilmiştir. Güneş sistemimizdeki diğer gezegenleri inceleyecek olursak bunu daha iyi kavrayabiliriz. Güneş sistemimizin en dışından güneşe doğru ilerlediğimizde karşımıza ilk olarak Pluton gezegeni çıkar.
Plüton: Bu gezegen – 238°C gibi dondurucu bir soğuğa sahiptir. İnce bir atmosferi vardır. Sadece Güneş’e yakın olduğu dönemlerde gaz halindedir. Diğer zamanlarda atmosfer bir buz kütlesi haline dönüşür. Kısaca Plüton, ölü bir buz yığınıdır. Bu arada canlılığın temeli olan karbon atomunun sadece –20 ile +120 derece arasında varolabildiğini sizlere hatırlatmak isterim.
gezegenler
Masmavi gezegenimizdeki muhteşem dengeler
Neptün: Yüzey sıcaklığı -218°C civarındadır. Atmosferi canlı için zehir etkisi yapan Hidrojen, helyum ve metan gazlarından oluşur. Gezegende, bu şiddetli soğuk ve zehirli gazlara ek olarak  hızları saatte 2000 km.yi bulan korkunç fırtınalar sürekli olarak eser. Burada küçük bir hatırlatma yapmak istiyorum: yüzlerce can alan ve büyük yıkımlar yapan kasırgaların saatteki hızları sadece saatte 200 km. kadardır.
Uranüs: Yapısında yüksek oranda kaya ve buz bulunduran bir “gaz gezegen“dir. Atmosfer sıcaklığı -214°C’dir. Hidrojen, helyum ve metan içerir.
gezegenler (1)
Satürn: Gezegen tam anlamıyla bir gaz gezegendir; kütlesi % 75 oranında hidrojen ve % 25 oranında helyumdan oluşur. Yoğunluğu suyun yoğunluğundan bile düşüktür. Bu nedenle, eğer Satürn’e bir uzaygemisi indirmek isterseniz, bunu yüzebilir bir “şişme bot” olarak tasarlamanız gerekir. Isı hala korkunç derecede düşüktür: -178°C. Yaşam için gerekli olan şartların oluşmasının hayal dahi edilemeyeceği bir ortam Satürn için de geçerlidir.
Jüpiter: Kütlesi Dünya’nın 318 katı olan Jüpiter de bir gaz gezegendir. Gezegenin atmosferi sayılabilecek üst kısımlarındaki ısı -143°C’dir. Gezegenin üzerinde varlığı 300 yıldır bilinen kırmızı bir leke mevcuttur. Bu kırmızı lekenin nedeni yüzyıllardır süren fırtınadır. Bu bilgiler bize şunu anlatır; Jüpiter, üzerinde hiç kara parçası bulunmayan, delici bir soğuğun hüküm sürdüğü,  yüzlerce yıl süren korkunç fırtınaların yaşandığı, manyetik alanı ile her canlıyı anında öldürecek dehşet verici, ürpertici bir gezegendir.
gezegenler (2)
Mars: Atmosferi yoğun karbondioksit içeren zehirli bir karışımdır. Gezegenin üzerinde hiç su yoktur. Yüzeyde büyük göktaşlarının çarpmasıyla meydana gelen dev kraterler dikkat çeker. Üzerinde çok kuvvetli rüzgarlar ve aylarca süren kum fırtınaları vardır. Isı – 53 derece civarındadır.
gezegenler (3)
Venüs: dondurucu soğukların aksine, yakıcı bir sıcaklık hüküm sürer. Isı yüzeyde yaklaşık 450°C’ye kadar ulaşır. Bu, kurşunu bile eritmeye yetecek bir ısıdır. Venüs’ün bir diğer korkunç özelliği, yoğun bir karbondioksit tabakasından oluşan ağır atmosferidir. Atmosfer basıncı, Dünyadakinin 90 katıdır. Bu, Dünya’da denizin 1 km derinliğindeki basınca eş değerdir. Venüs’ün atmosferinde ayrıca kilometrelerce kalınlığa sahip sülfürik asit katmanları bulunmaktadır. Bu yüzden gezegene sürekli öldürücü asit yağmurları yağar. Cehennemi andıran böyle bir ortamda, hiçbir canlı yaşayamaz.
gezegenler (4)
Merkür: Merkür’ kendi etrafında çok yavaş dönen bir gezegendir. Kendi etrafındaki bir turunu ancak 59 günde tamamlayabilmektedir. Bu nedenle gezegenin bir yüzü çok üzün süreler güneşe baktığından aşırı ısınmakta karanlıkta kalan yüzü ise aşırı soğumaktadır.  Bu nedenle gece ile gündüz arasındaki ısı farkı yaklaşık 600 dereceyi bulmaktadır.
Güneş Sistemi’ndeki bilinen dokuz gezegenin sekizinden hiç biri yaşam için uygun koşullara sahip değildir. Her biri ölü bir çölden bile daha ıssız ve daha cansızdır.
Güneş sistemindeki gezegenleri tek tek sayarken birini atladık, çünkü içinde yaşadığımız bu mavi gezegen, diğerlerinden çok farklıdır. Onda diğer gezegende olmayan muhteşem görüntüler vardır. Denizleri ve gölleri oluşturan sular, masmavi gökyüzü,yemyeşil bitkiler ve türlü türlü canlılar… Kuşkusuz bu muhteşem canlılık Allah’ın olağanüstü sanatıdır, O “ol” demiş ve kainat eşsiz güzelliklerle bezenmiştir.
Allah yeryüzünü sizin için bir karar, gökyüzünü bir bina kıldı; sizi suretlendirdi, suretinizi de en güzel (bir biçim ve incelikte) kıldı ve size güzel-temiz şeylerden rızık verdi. İşte sizin Rabbiniz Allah budur. Alemlerin Rabbi Allah ne Yücedir. (Mümin Suresi, 64)
Sizin için, yeryüzüne boyun eğdiren O’dur. Şu halde onun omuzlarında yürüyün ve O’nun rızkından yiyin. Sonunda gidiş O’nadır. (Mülk Suresi, 15)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder