12 Nisan 2014 Cumartesi

Bunun adı ağaç sevgisi değil vandalizm!


Bunun adı ağaç sevgisi değil vandalizm!
Halkı ve polisi karşı karşıya getirip birbirine düşman yapmaya çalışıyorlar.

Gezi parkı gösterileri Türk polisinin 900’den fazla kişiyi gözaltına almasıyla ve birçok insanın yaralanmasıyla sonuçlandı. Günlerdir  hükümete öfkelenen kalabalığın her yeri yakıp yıktığına, kırıp geçirdiğine, vatandaşın malına zarar verdiğine şahit oluyoruz. Artık durum öyle bir hal aldı ki tüm Türkiye bir anda kaos ortamına sürüklendi. Ülkemizde insanlar son derece sakin, huzurlu, barış içinde, güvenlik içinde yaşarken bir anda korku ve dehşet ülkesine dönüştü. Şimdi size sormak istiyorum, bu saldırıların, yakıp yıkmaların ağaç sevgisiyle, ya da park sevgisiyle ne ilgisi var? Bunun adı çok açık bir şekilde ağaç sevgisi değil Vandalizm diyorum.
Vandallık veya akım olarak Vabandalizm , bilerek ve isteyerek, kişiye ya da kamuya ait bir mala, araca ya da ürüne zarar verme eylemidir.Vandal diye tanımlanan bir kişi; kırma, parçalama, yok etme, kesme, yakıcı madde atma, boya atma yoluyla sonucunu bilerek, başkasının ya da kamunun sahiplendiği, önemsediği ve değerli bulduğu bir maddeye (örneğin, okul araç-gerecine, müzede sergilenen tarihsel bir yapıta, resim galerisindeki bir tabloya, arabalara) zarar verir.
Şimdi bankalara molotof atılması, otobüslerin ve durakların yakılması, arabaların parçalanması, polise taşla sopayla saldırılması Vandalizm’dir. Terör örgütlerini kınayıp duran, “biz barış istiyoruz, sevgi, kardeşlik istiyoruz” diyen bir kısım insanın, terör örgütlerine verdikleri ders bu mudur? Benim şaşırdığım biz mesela barışı, kardeşliği, dostluğu savunuyoruz ya, bu zaten herkesin savunması gereken, yapması gereken makul bir tavır değil midir? Barış, sevgi ve güzellik içinde yaşamak varken, kendi isteklerini kabul ettirmek adına, “demokratik yöntemler yerine” kan dökmeyi ve anarşiyi tercih eden insanlar olması gerçekten çok hayret verici.
Eğer bu hükümetin başta olmasını istemiyorsan, uyguladıkları yöntemlere karşıysan bunu seçimlerde gösterirsin. AKP zorla gelip bu ülkenin başına oturmadı ki? %60 oyla iktidara geldi. Bu ne demek? Nerdeyse iki kişiden biri AKP’ye oy verdi demek. Şimdi terörist yöntemlerle, ateist yöntemlerle, yakıp, yıkmalarla hükümetler gitmez. Demokrasi varbu ülkede, seçimle gelir yeni hükümetler. Dolayısıyla demokratik yollarla insanlar düşüncelerini ifade edebilirler, istedikleri hükümeti başa geçirebilirler. Ama terörle, polise saldırmayla, taşkın eylemlerle, devletin ve milletin malına zarar vererek hiçbirşey elde edemezler.
Sivil halkın gösteri yapması güzelliktir, buna kimsenin itirazı olmaz, gürül gürül muhalefet olması Türkiye için bir güzelliktir. Ama ortalığı yakıp yıkanların iddia edilen Terör örgütünün provoke ettiği insanlar olduğu çok belli. Gösterileri yapanlar içinde masum farklı görüşlerde olan çok insan var, kadınlar, çocuklar var; ama içlerine sızmış profesyonel katiller de var. İşin gerçeği yani bütün mesele iddia edilen terör örgütü davasında sonucuna yaklaşılmış olmasıdır, hükümet devrilirse kurtulacaklarını zannedenler var. İddia edilen terör örgütü davasının lağv edilmesni isteyenler hükümetin gitmesini istiyorlar, olay budur. BDP de bu taşkın olaylarla hiçbir alakalarının olmadığını açıklamıştır.
taksim_olay2
Bunun adı ağaç sevgisi değil Vandalizm!
Bu arada bir gezi parkı olayından yola çıkıp tüm Türkiye’yi kaosa sürükleyenlere şunu söylemek istiyorum. Yunanistan’da da insanlar sokağa dökülüyorlar ama aç oldukları için, Amerika’da da sokağa dökülüyorlar ama işsizlikten ve yoksulluktan kırıldıkları için. Şimdi Taksim’de birkaç ağaç sökülüyor diye böyle Türkiye çapında dehşet ortamı oluşturmanın ne anlamı var. Aynı zamanda hükümet bu sökülen ağaçların yerine yüzlerce ağaç dikeceklerini ve çok güzel mekanlar yapacaklarını söylüyorlar. O zaman belli ki ortada ciddi anlamdaprovokasyon var, devleti kenara sıkıştırmak için planlanan ve büyütülen olaylar var.
taksim_olay
Bunun adı ağaç sevgisi değil Vandalizm!
Onlarca polisimiz şu an hastanede, devletin arabaları yakılıyor, basın mensuplarına, araçlarına hasar veriliyor, cam çerçeve kırılıyor. Demokrasiden anlayış bu mudur? O hastaneye kaldırılan polisinde ailesi var, çocukları var. Ateist provokasyon olduğunda polisin de canı yanıyor halkın da canı yanıyor, bir taraf üstün gelmiyor ki, kardeşi kardeşe kırdırtıyorlar. Bu yüzden halkımızın oyuna gelmemesini söylemek istiyorum. Hertürlü demokratik protesto güzellikle karşılanır ancak ülkemizi bölmeye çalışanların provokasyonları kabul edilemez. Sonuçta Türkiye’de her olayın demokrasiyle, sevgiyle, barışla çözülmesi lazım. Polisin de halka nezaketle yaklaşması lazım. Ama hiçbir olay polise taşla sopayla saldırmayı, masum insanların canına kast etmeyi, bu ülkeyi güvensizliğe sürüklemeyi haklı çıkarmaz.
taksim_olay1
Bunun adı ağaç sevgisi değil Vandalizm!
Yazımı Atatürk’ün bir sözüyle bitirmek istiyorum: “Biz ne bolşeviğiz ne de komünist; ne biri ne diğeri olamayız. Çünkü, biz milliyetperver ve dinimize hürmetkarız.”Atatürk. Bizler de devletine, milletine, dinine bağlı olan insanlar olarak devletimize ve milletimize sahip çıkmalıyız. Bir barış ve güvenlik yurdu olan ülkemizin huzurunun bozulmamasına, içimize ayrılık tohumları ekilmesine izin vermemeliyiz.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder